in

Koronavirüse karşı hangi besinleri tüketmeliyiz? Maske takmaya gerek var mı? İşte koronavirüse karşı 10 basit önlem

Çin’in Wuhan bölgesinde ortaya çıkıp 104 ülkeye yayılan koronavirüs tehdidi devam ediyor. Birçok ülkede alarm verilmesine ve karantinaya alınmasına sebep olan koronavirüs ölümcül olma özelliğiyle insanları tedirgin ediyor.

Türkiye’de koronavirüse rastlanmasa birçok kişi önlemler almaya devam ediyor. Son zamanlarda internette sıklıkla koronavirüsten korunma yolları araştırıldığı ortaya çıktı. Uzmanlara göre koronavirüse karşı korunmanın en temel yolu bağışıklığı güçlendirmek ve temizlikten geçiyor. Metabolizma, soğuk havayla daha kolay mücadele etmek için yavaşlamaya başlar.

Metabolizmanın yavaşlaması sonucu bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalıklarla mücadele edemez, kilo kontrolü sağlanamaz. Sağlık Federasyonu Başkanı Raşit Dinç, korona virüsü kapsamında günlük hayatta alınacak 10 basit önlem ile virüse karşı mücadele edilebileceğini ve hastalığa yakalanmamış kişilerin maske kullanmasına gerek olmadığını belirtti.

Peki koronavirüse karşı bağışıklığı güçlendirmek için hangi besinlerden yararlanmalıyız?

Koronavirüsten korunmamızı sağlayan önlemler neledir?

İşte bağışıklığı güçlendirip koronavirüse karşı kalkan olacak besinler ve öneriler…

Çin’in Wuhan bölgesinde ortaya çıkıp 104 ülkeye yayılan koronavirüs tehdidi devam ediyor. Birçok ülkede alarm verilmesine ve karantinaya alınmasına sebep olan koronavirüs ölümcül olma özelliğiyle insanları tedirgin ediyor.

Türkiye’de koronavirüse rastlanmasa birçok kişi önlemler almaya devam ediyor. Son zamanlarda internette sıklıkla koronavirüsten korunma yolları araştırıldığı ortaya çıktı. Uzmanlara göre koronavirüse karşı korunmanın en temel yolu bağışıklığı güçlendirmek ve temizlikten geçiyor. Metabolizma, soğuk havayla daha kolay mücadele etmek için yavaşlamaya başlar.

Metabolizmanın yavaşlaması sonucu bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalıklarla mücadele edemez, kilo kontrolü sağlanamaz. Sağlık Federasyonu Başkanı Raşit Dinç, korona virüsü kapsamında günlük hayatta alınacak 10 basit önlem ile virüse karşı mücadele edilebileceğini ve hastalığa yakalanmamış kişilerin maske kullanmasına gerek olmadığını belirtti.

Peki koronavirüse karşı bağışıklığı güçlendirmek için hangi besinlerden yararlanmalıyız? Koronavirüsten korunmamızı sağlayan önlemler neledir? İşte bağışıklığı güçlendirip koronavirüse karşı kalkan olacak besinler ve öneriler…

Korona virüsünden etkilenen ülke sayısı her geçen gün artıyor. İlk olarak 2019’da Çin’in Hubei eyaletinin Wuhan kentinde ortaya çıkan COVİD-19 adıyla bilinen korona virüsünden korunma yöntemlerini ve günlük hayatta atılması gereken adımları Türkiye Sağlık Federasyonu Başkanı Raşit Dinç açıkladı.

Dinç yaptığı açıklamada; korona virüslerin, havyandan insana geçerek mutasyona uğrayan, insan dolaşımında bulunan farklı alt tipleri ile hafif düzeyli soğuk algınlığından, şiddetli solunum sıkıntısına kadar farklı hastalıklara neden olan virüs grubu olarak tanımladı.

Virüsün solunum problemlerine neden olması ile birlikte; yorgunluk, nefes darlığı ve böbrek yetmezliğini de neden olduğunu belirten Dinç; “COVİD-19 virüsünün insandan insana bulaşması, genellikle sağlıklı bir insanın hasta olmuş bir insanın vücut salgılarıyla temas etmesi sonucu mümkün olmaktadır.

Virüs hastalıklı kişilerden öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların temas ettiği yüzeylerden göz, ağız, burun mukozası ve el sıkışması ile bulaşabilmektedir. Yüksek risk grubu 60 yaş üzeri ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerdir” dedi.

Son rakamlara göre dünya genelinde yeni tip korona virüsü nedeniyle hasta olan kişi sayısının 98 bini geçtiğini ifade eden Dinç, bunlardan 3 bin 383’ünün hayatını kaybettiğini, COVİD-19 nedeniyle virüsün bulaştığı kişilerde görülen ölüm oranın ise yüzde 3,4 olduğunu dile getirdi.

Çin’in ardından en fazla ölümün yaşandığı ülkeler İtalya, İran ve Asya ülkeleri olduğunu belirten Dinç, “İtalya’da 233 kişi, İran’da 145 kişi ve Güney Kore’de 50 kişi virüs nedeni ile yaşamını yitirmiştir.

Virüsü önlemeye yönelik henüz bir ilaç tedavisi bulunmamakla birlikte, aşı geliştirme çalışmaları ABD Kara kuvvetleri Tıbbi AR-GE merkezinde, Rusya ve İsrail araştırma merkezi MIGAL’de devam etmektedir.

Son açıklamalara göre İsrail araştırma merkezi MIGAL, daha önce tavuklardaki “infeksiyoz viral bronşite” karşı geliştirilen aşının, mevcut korona virüsüne karşı da kullanılabileceğini ve aşının birkaç haftaya hazır olabileceğini belirtmiştir” diye konuştu.

Virüs ile mücadelede vatandaşın neler yapması gerektiğine de değinen Dinç, “Küresel düzeyde hızla yayılım gösteren korona virüsü nedeniyle, kamu sağlığına yönelik, en önemli ve temel koruma yöntemi, bireylerin genel hijyen kurallarına azami özen göstermesidir.

Bu nedenle gerek kamunun bireysel hijyen kurallarına özen göstermesi gerekse de Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’nın ve Bilim Kurulunun aldığı yüksek önleyici ve koruyucu tedbirler sayesinde başarı sağlanarak, gelişmiş ülkelerin çoğunda korona virüsü vakası hızla artış gösterirken, ülkemizde henüz tanı konmuş bir COVİD-19 vakası bulunmamaktadır.

Sağlık Bakanlığımız ve ilgili kurumlar tarafından alınan özellikle hava alanlarında ve sınır noktalarında önlemlerin en üst seviyeye çıkartılmış olması, yine alınan önlemler kapsamında İran, İtalya ve Çin’e uçuşların iptal edilmiş olması, virüsün Türkiye’ye ulaşıp ulaşmadığı konusunda düzenli olarak yapılan bilgilendirme tedbirleri ve alınan yüksek önlemler neticesinde Türkiye en korunaklı ülkelerden birisidir” şeklinde konuştu.

Dinç, alınacak basit önlemler ile virüse karşı konulabileceğini söyledi. Dinç, 10 basit önlemi şöyle sıraladı:

“El hijyenine azami dikkat edilmelidir. Eller sık aralıklarla en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkanmalı, yıkamanın mümkün olmaması halinde alkol bazlı el antiseptiği veya alkol bazlı kolonya kullanılmalıdır. Özellikle hasta kişi ve çevresi ile temastan sonra eller mutlaka yıkanmalıdır.

Eller yıkanmadan yüze dokunulmamalı özellikle kirli eller ile göz ve burun temas etmemelidir. Öksürürken ve hapşırırken tek kullanımlık mendiller tercih edilmeli, kâğıt mendil bulunamadığı durumlarda dirsek içi kullanılmalıdır.

Hasta olmuş kişilerin dokunduğu yüzeyler dezenfekte edilmelidir. Uzun süre kapalı ortamlarda durulmamalı, oda sık sık havalandırılmalı ve doğrudan güneş ışığı alması sağlanmalıdır.

Et ve yumurta gibi hayvansal gıdalar iyice pişirilmelidir. Hasta kişilerin mümkünse kalabalık yerlere gitmemesi, eğer gitmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burnun kapatılması, mümkünse tıbbi maske kullanılmalıdır. Alışveriş merkezleri, toplu taşıma gibi kalabalık ortamlarda mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.

Sağlıklı beslenilmeli ve yeterince uyku uyumaya özen gösterilerek, bağışıklık sistemi güçlü tutulmalıdır. Hazır gıdalardan uzak durularak, doğal ve taze besin tüketimi ile yararlı bakteriler içeren ev yoğurdu gibi besinlerin tüketimi artırılmalıdır.

Tuzlu ılık su ile boğaz gargarası yapılması ve bol ılık su tüketimi virüsün yerleşmesini engelleyebilir. Hastalık belirtileri olan yüksek ateş, kuru öksürük, kas ve eklem ağrıları, solunum zorluğu gibi belirtiler başladığı zaman vakit kaybetmeden ve maske takılarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.”

Her COVİD-19 vakasının ağır ve ölümcül yönde ilerleyeceği yönünde bir kanı olduğunu ve bunun yanlış olduğunu vurgulayan Dinç, “veriler doğrultusunda yüzde 10-15 oranında ağır solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve organ iflasları görülürken, ölüm oranı ise yüzde 3 civarındadır.

Toplumlarda ki bir diğer yanlış kanı ise, virüs salgını geçene kadar herkesin maske takarak korunacağını düşünmesidir. Oysaki sadece virüs bulaşmış kişilerin virüsü etrafa yaymaması adına maske takması gerekmektedir. Ancak kapalı alanlarda çok sayıda kişi ile bir arada bulunacak kişilerin maske takmaları, olası hasta ile karşılaşma açısından anlamlı olabilir” yorumunda bulundu.

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMEK VE METABOLİZMAYI HIZLANDIRMAK İÇİN…

SELENYUMDAN ZENGİN BESİNLER TÜKETİN!

Bağışıklık sistemini güçlendiren bir mineral olan selenyum grip ile doğrudan ilişkilidir. Zararlı mikro organizmalar ile savaşan ve hücrelerini koruyan selenyuma günlük beslenmede mutlaka ver vermelisin.

Özellikle selenyum eksikliği depresyona, mutsuzluğa ve karamsar düşüncelere neden olabilir. Tüm deniz ürünleri, brezilya fındığı, ton balığı, mantar, susam, tam tahıllar, sarımsak, soğan, yumurta ve tavuk eti selenyumun en iyi kaynaklarıdır.

C VİTAMİNİ OLMAZ İSE OLMAZ!

C vitamini iyi bir antioksidan ve iyi bir enfeksiyon savardır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kuşburnu, domates, soğan, yeşilbiber, kırmızı biber maydanoz, tere, roka, brokoli, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kivi gibi besinler en güçlü C vitamini kaynaklarıdır.

ÇİNKO ZENGİNİ BESİNLER TÜKETİN!

Çinko, bağışıklık sisteminin temel mekanizmasında ve serbest radikallerin vücuda verdiği hasarı önlemede önemli bir role sahiptir. Ayrıca immün sistemi güçlendirir, metabolizmayı hızlandırır, enerjik ve pozitif olmanıza katkıda bulunur.

Mevsim geçişlerinde mutlaka çinko seviyelerine bakılmalıdır. Çinko değerlerini besin yoluyla desteklemek için ana ve ara öğünlerinizde hindi eti, kabak çekirdeği, kuru baklagiller, deniz ürünleri, rüşeym, susam, fındık, badem, ceviz, fıstık gibi besinlere yer vermelisiniz.

KALSİYUM VE PROTEİNDEN ZENGİN BESİNLER TÜKETİN!

Kalsiyum, vücudun su dengesini sağlar, ödemi azaltır, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Süt ve süt ürünleri sadece protein değil, aynı zamanda kalsiyum içeriği sayesinde de kilo kontrolü sağlar. Buna bağlı olarak, beslenme programına yetişkin bireylerin günde 2-3 su bardağı kadar süt ve süt ürünlerin mutlaka eklemeleri gerekir.

Enfeksiyon geçirildiği dönemlerde, protein kaynaklarının yeterli tüketilmesi, vücutta oluşan yıkımı yapıma çevirmesi için oldukça önemlidir. Ayrıca protein yetersizliği depresyona yatkınlığı tetikler ve bağışıklık sisteminin çalışmasını engeller. Süt, yoğurt, kefir, ayran, peynir, yumurta, et, tavuk ve balık gibi gıdalar proteinin en iyi kaynaklarıdır.

MUTSUZLUK VE YORGUNLUĞUN NEDENİ B12 EKSİKLİĞİ!

B12 vitamini eksikliği; sinir sistemi harabiyetine, depresyona, duygu durum bozukluklarına, hafıza kaybına ve öğrenmede güçlüğe sebep olabilir. Güçlü bir hafızaya sahip olmak ve sabahları dinlenmiş uyanmak, mutsuz ve karamsar ruh halinden kurtulmak için beslenme programında mutlaka B12 vitamini içeren besinlere yer ayrılmalıdır. Yumurta, et, balık, süt, peynir, soya sütü ve yoğurt gibi besinlerde yoğun olarak B 12 vitamini bulunur.

OMEGA 3 KAYNAĞI BALIK VE SEMİZOTU!

Omega-3 bağışıklığı düzenleyici ve destekleyici özelliğe sahiptir. Balıkta, cevizde, keten tohumunda, avokadoda ve sebzelerden semizotunda bolca bulunan Omega-3, bağışıklık sistemine iyi geldiği gibi depresyon tedavisinde de kullanılır.

Sonbahar balıkların bollaştığı dönemdir. Dolayısıyla haftada 2-3 gün balık tüketimi günlük Omega-3 gereksinimini karşılayacaktır. Eğer balık yenilmiyorsa, mutlaka balık hapı şeklinde takviye alınmalıdır.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNE DİKKAT

D vitamini eksikliği, bağışıklık sisteminin zayıflamasını sonucu hastalıklara davetiye çıkarıyor. D vitamininin en iyi kaynağı güneş olmakla beraber, D vitamininden zengin besinler; somon, yumurta, süttür.

PROBİYOTİKLER İLE SAĞLIKLI BAĞIRSAKLAR GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ!

Yararlı bakterilerin insan sağlığı üzerindeki etki mekanizmaları saymakla bitmez. Sindirim sistemi ve bağırsakların düzenli çalışmasında önemli katkıları vardır. Sistemik ve mukozal immün hücrelerin ve intestinal epitel hücrelerin fonksiyonlarını düzenleyerek bağışıklık üzerinde olumlu sonuçları çalışmalarca gözlenmiştir.

Sağlıklı bir flora ve güçlü bir bağırsak için probiyotikten zengin beslenme ihmal edilmemelidir. Probiyotik kaynaklar arasında; ev yapımı turşu, yoğurt, kefir, peynir, elma sirkesi gibi besinler bulunur.

BOL VE SÜREKLİ SU İÇİN!

Bağışıklık sistemi başta olmak üzere vücuttaki toksin atımını hızlandırmak ve metabolizmanın çalışması için su vazgeçilmedir. Günlük en az 10-12 su bardağı su içilmelidir.

DÜZENLİ VE YETERLİ UYKU ŞART!

Düzenli ve yeterli uyku ruhsal ve fiziksel sağlığı korur. Yapılan araştırmalar düzensiz uykunun bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ve birçok kronik hastalığa zemin hazırladığını göstermiştir. Günde 5 saatten daha az uyuyanlarda obezite, kalp hastalıkları, hipertansiyon ve diyabet daha fazla görülmektedir.

Ayrıca yetersiz uyku, glikoz toleransını ve insülin hassasiyetini azaltır, leptin(tokluk) hormonu seviyesini azaltır, bunun yanında ghrelin(açlık) hormonu seviyesini arttırır yani iştah mekanizmasını harekete geçirerek fazla kalori alınmasını sağlar.

CORONAVİRÜS BELİRTİLERİ NELERDİR?

Coronavirüs belirti veren bir hastalıktır. “Corona virüs” ya da “Corona virüsü” olarak da geçen coronavirüsün belirtileri şöyle sıralanabilir: Kuru öksürük, ateş, halsizlik, boğaz ağrısı, burun akıntısı, vücut ağrıları, zatürre, solunum sıkıntısı, nefes darlığı, ishal, bulantı, kusma, iştahsızlık

CORONOVİRÜS ZARARLARI NELERDİR?

Soğuk algınlığına benzer bir tabloyla ortaya çıkan coronavirüs zararları büyük olan bir hastalıktır. Gripten daha ağır tabloyla seyrederek ölüme sebep olmaktadır. Coronavirüs görüntüsü itibariyle grip benzeri bir hastalıktır.

CORONAVİRÜSTE RİSKLİ KİŞİLER KİMLERDİR?

Özellikle yaşlılarda, kanser ya da bağışıklığı baskılayan hastalıkları olanlarda, akciğer hastalıkları bulunanlarda bu tablo daha da ağır seyrediyor. Bu virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin tamamında altta yatan farklı hastalıkların varlığının söz konusu olduğu söylenebilir.

CORONAVİRÜS BULAŞICI MI? CORONAVİRÜS HANGİ YOLLA BULAŞIR?

Dünyayı alarma geçiren koronavirüs soğuk algınlığına yol açan virüslerden biridir. SARS ve MERS-CoV olarak bilinen virüs ailesinin üyesi coronavirüsün bu kadar çok korkutmasının sebebi yayılma gücünün yüksek olmasındandır. 2002-2003 yıllarında salgın yapan SARS da tıpkı şu an olduğu gibi çok korkutan bir virüs olmuştu.

SARS hızlı yayılmıyordu; ancak bulaştığı hastalarda ölüm oranı çok yüksekti. Coronavirüsün 100’ün üzerinde çeşidi bulunmaktadır. Büyük çoğunluğu hayvanlarda enfeksiyona yol açan, çok azının insanlara bulaşan bir virüs çeşididir. İnsanlara geçen coronavirüsün büyük çoğunluğu hafif bir soğuk algınlığıyla atlatılabilmektedir.

CORONAVİRÜS NEDEN OLUR?

“Corona virüs neden olur?” sorusuyla da internette yer alan coronavirüsü, influenza virüsünün neden olduğu gribal enfeksiyonlara benzer şekilde hapşırık ve öksürük sonucu, havadan damlacık yoluyla solunum sistemine ulaşabilir.

Ayrıca enfekte yüzeylerden temasla, ağız ve gözler de bulaş yolu olabilir. “Coronavirüs kaç saatte etki eder?” gibi soruların yanıtı bulunmamaktadır; ama “Coronavirüs kaç günde etkisini gösterir?” sorusunun yanıtını şöyle vermek mümkündür:

Virüsün geçişini takiben 5-11 gün içinde öksürük ve ateş gibi genel grip şikayetleri ortaya çıkar. Hastalığın tanısı, solunum yolu salgılarından alınan örneklerle konulmaktadır. Üst solumum yollarındaki bu tabloya, alt solunum yolları tutulumu da eklendiğinde hastanın durumu ağırlaşabilir.

Coronavirüs; SARS’ta %11 -12 ve MERS’te %35-50 olan yaşam kaybı oranları ile karşılaştırıldığında, %1-2 gibi oldukça düşük bir orana sahip olsa da hızla bulaşabilme özelliğine sahiptir ve bu nedenle tehlike oluşturmaktadır.

Son dönemde “Coronavirüs ilacı var mı?” şeklindeki soruların yanıtı aranırken, bilim adamları virüse etki eden ilaç ve aşı çalışmalarını başlattı. Önümüzdeki dönemlerde ilaç ve aşı çalışmalarıyla ilgili bilgiler Dünya Sağlık Örgütü tarafından da paylaşılacaktır.

CORONAVİRÜSTEN KORUNMA YOLLARI NELERDİR?

Coronavirüs, korunma yolları gripten korunma yollarına benzer. Bu hastalıktan korunmak için el hijyeni son derece önemlidir. Coronavirüs korunma yolları olan bir hastalıktır.

Sadece Corona virüsü değil pek çok hastalıktan korunmada el hijyeni birinci sırada yer almaktadır. Eller mutlaka temiz tutulmalıdır. Eğer kalabalık ortamlarda bulunuluyorsa, mutlaka bir yere dokunuluyordur.

Bu nedenle eller iyice temizlenmeden, ağıza, buruna ya da göze dokunulmamalıdır. Eller su ve sabunla iyice yıkanmalıdır. Alkol bazlı el antiseptiğinden de el temizliğinde faydalanmak mümkündür.

Hasta olunduğunda, hapşırıldığında ya da öksürüldüğünde ele hapşırmamak ve öksürmemek gerekmektedir. Hapşırırken, öksürürken tek kullanımlık kağıt mendil tercih edilmelidir. Mendil bulunamıyorsa, kollardan biri ağız ve burun bölgesine götürülerek çıkacak damlacıkların havaya yayılması engellenebilir.

Coronavirüs koruyucu maske kullanımı önemlidir. Hasta olan kişilerin maske kullanarak bu hastalığın başkalarına bulaşması önlenebilir.

Ayrıca bağışıklığı güçlendirecek şekilde beslenmek, taze sebze ve meyve tüketmek, bol sıvı almak, kalabalık ve kapalı alanlarda bulunmamak hastalıktan korunmak için alınacak önlemlerdendir. Kapı kollarına dokunulmamalı ve kapı kolları iyi dezenfekte edilmelidir.

CORONAVİRÜS TÜRKİYE’YE GİRDİ Mİ?

Coronavirüs yani Koronavirüs ile ilgili pek çok sansasyonel bilgi ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de şu ana dek koronavirüse rastlanmadı. Koronavirüs Van sınırlarına ya da farklı bir ilimizin sınırlarına gelmemiştir.

Sağlık Bakanlığı da konuyla ilgili tüm tedbirleri aldı ve antiviral ilaçlarla medikal malzemeleri depoladı. Yani coronavirüs Türkiye sınırları içinde yok. Koronovirüs salgını nedeniyle gerek Türkiye gerekse tüm dünya ülkeleri gereken önlemleri almıştır.

CORONAVİRÜS ÜZÜM SİRKESİ İLE GEÇER Mİ?

İnternette pek çok kişi “Coronavirüs elma sirkesi ile korunma” ya da “Coronavirüs üzüm sirkesi ile korunma” şeklinde aramalar yapmaktadır. Coronavirüs yani koronavirüsün sirke sayesinde bulaşmaması gibi bir durum söz konusu değildir.

CORONAVİRÜS TEDAVİSİ OLAN BİR SORUN MU?

Coronavirüs tedavisi belirli bir tedavisi olmayan bir sorundur. Ancak coronavirüs korunma yolu olan bir hastalıktır. Tedavide solunum sıkıntısı çeken hastalara solunum desteği verilmektedir. Ateş varsa ateş düşürücü verilmektedir. Herhangi bir antibiyotik Corona virüs üzerinde etkili değildir.

Corona virüs yan etkileri de incelenmekle birlikte, virüsle ilgili etkili bir ilaç yoktur. Bir aşısı yok. Antibiyotikler de diğer viral enfeksiyonlarda olduğu gibi etkili değiller. Antibiyotikler yalnızca bakterilere karşı etkilidir.

Corona virüs enfeksiyonunda grip gibi hastalıklarda ve soğuk algınlığında antibiyotiklerin hiçbir etkisi bulunmamaktadır. Corona virüs bayılma ya da buna benzer semptomlara neden olmamaktadır. Genel semptomları ateş, halsizlik, öksürük, nefes darlığın gibi gribe benzemektedir.

CORONAVİRÜS ÖLDÜRÜR MÜ?

Solunum sıkıntısına neden olan Corona virüs akciğerlerde viral pnömaniye yol açıyor. Normal bir soğuk algınlığı şeklinde belirti veren hastalık ağır seyrettiği zaman akciğerde tutuluma neden oluyor. Bunun sonunda solunum sıkıntısı hatta solunum yetmezliği meydana geliyor. Sonraki aşamada hasta kaybedilebilmektedir.

Buna benzer 2002 yılında SARS enfeksiyonunda hastaların yüzde 10’u hayatını kaybetmişti. Bunun kaynağı Misk kedisiydi. 2012’de ortaya çıkan MERS enfeksiyonunda ise hastaların yüzde 34’ü hayatını kaybetti.

Bu virüsün kaynağı ise develerdi. Yeni çıkan Corona virüsünde ise son bilgilere göre hastaların yüzde 2’sii hayatını kaybetti.

CORONAVİRÜS’TEN KORUNMAK İÇİN BU UYARILARI DİKKATE ALIN

1-Ellerinizi sık sık, 20 saniye süreyle su ve sabunla yıkayın.

2-Küçük çocuklara hijyen kurallarını sürekli hatırlatın, ellerini yıkamasını sağlayın.

3-Su ve sabun bulunamıyorsa, alkol bazlı bir el dezenfektanı kullanın.

4-Öksürürken veya hapşırırken, ağzınızı ve burnunuzu kağıt mendille kapatın, ardından mendili mutlaka çöpe atın.

5-Kirli ellerle ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmayın.

6-Hastalarla aynı tabaktan yemek yemek, aynı bardağı paylaşmak veya yakın temastan kaçının.

7-Kapı kolları ve oyuncaklar gibi sık dokunulan yüzeyleri temizleyin ve dezenfekte edin.

8-Riskli bölgelere seyahat edilmesi gerekiyorsa hayvanlarla temas öncesi ve sonrası düzenli olarak ellerinizi yıkayın.

9-Hasta hayvanlarla temastan kaçının.

10-Çiğ ya da iyi pişmemiş hayvan ürünlerini tüketmeyin.

CORONA VİRÜS YEMEDEN YA DA İÇMEDEN BULAŞIR MI?

Corona virüsünün yemeden içmeden bulaştığına dair net bir bilgi bulunmamaktadır.

CORONA VİRÜSTEN ŞÜPHELENEN HASTA NE YAPMALI?

Corona virüs varlığından şüpheleniliyorsa, en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu sağlık kuruluşuna ulaşma yolunda ise hasta kişi mutlaka ağız ve burnunu bir maskeyle kapatmalıdır.

SEYAHAT EDEN KİŞİLER CORONAVİRÜSTEN NASIL KORUNUR?

Ateş, öksürük, kas, eklem ağrıları, baş ağrıları, solunum sıkıntısı olan herkesin seyahatini ertelemesi gerekmektedir. Ayrıca seyahat edecekler bağışıklığı güçlü tutmak için salgın dönemlerinde uykusuz kalmamalıdır.

Şeker hastaları, kanser hastaları, daha önce kemoterapi gören kişiler, romatizmal hastalığı olanlar, akciğer, kalp hastalıkları olanlar, astım, KOAH gibi solunum hastalıkları olanlar seyahatlerini ertelemeli ve çok kalabalık ortamlara girmemelidir. Bunlar sadece coronavirüs için değil influenza gibi diğer nezle virüsleri için de geçerlidir.

CORONAVİRÜSTE EL YIKAMANIN ÖNEMİ NEDİR?

Bulaşıcı hastalıklarda el yıkamanın çok önemli bir yeri vardır. Virüs bir yerlere dokunma yoluyla ellere bulaştığında elleri yıkayarak çok kolay bir şekilde temizlenebilecekken ellerin ağza, yüze, buruna temasıyla bulaşmaktadır.

Sık sık el yıkama imkanı bulamayacağı ortamlarda çalışanlar içinse çantada taşınabilecek sıvı ya da mendil şeklinde el dezenfektanları bulundurulması gerekmektedir. Özellikle toplu taşıma araçlarından indikten sonra mutlaka dezenfektanlarıyla eller temizlenmelidir.

CORONAVİRÜSTE AVM’YE GİTMEK TEHLİKELİ Mİ?

Sağlıklı insanlar için AVM, tiyatro gibi kapalı yerlere gidilmeyi sınırlandıracak nitelikte bir risk bulunmamakla birlikte, kendisini halsiz, bitkin, ateşi yüksek, hasta hisseden kimseler kesinlikle kalabalık alanlara girmemeli, toplumu riske atarak bu virüslerin salgın haline gelmesine olanak vermemeli ve mutlaka hekime başvurmalıdır.”

CORONAVİRÜS DİYETİ VAR MIDIR?

Koronavirüsten ve diğer enfeksiyon hastalıklarından korunmak için beslenmede sebze ve meyveye ağırlık verilmelidir. Özellikle C vitamininden zengin bir menü olmalı, bu sağlanamıyorsa C vitamini takviyeleri alınmalı, bol sıvı tüketilmeli, ayran, taze meyve suyu, bitki çayları tercih edilmeli, günlük en az 2 litre su tüketilmelidir.

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son dakika: Mevzuatta yeni düzenleme! İçme ve kullanma sularına koruma

Son Dakika Haberleri | Türkiye’de ilk koronavirüs vakası sonrası: Korona virüsü nasıl bulaşır ve belirtileri nelerdir? Virüse karşı maske korur mu?